Abonelik Facebook sayfamız Twitter sayfamız

Sayfa
: 722
Makale : 101
Ebad : 5 x 28 x 20 cm
ISSN : 1300-4174
Cilt : Karton Kapak
Fiyat : 50 TL
   


Teori, Felsefe, SosyolojiSiyasal Sistem ve Demokrasiİslâm, Laiklik ve Demokrasiİnsan Hakları, Hürriyetler ve DemokrasiSilahlı Kuvvetler, Darbe ve DemokrasiHukuk, Yargı, Siyasi Parti Kapatma ve DemokrasiŞeklî Demokrasi, Sorunlar, YanlışlarCumhuriyet, Devletçilik, Jakobenizm ve DemokrasiDemokratikleşme ve Yeni Demokrasi YaklaşımlarıDemokrasi ve Uluslararası İlişkilerDemokrasi ve EğitimDemokrasi ve PolisTarih


*Yüksek İstişare Heyeti: Justin McCarthy (Başkan) / Mehmet Aydın / Sabahattin Balcı / Yakup Basmacı / Semavî Eyice / Darhan Kıdırali / Hayrettin Karaman / Kemal Karpat / Şerif Mardin / Jean Lois Mattei / Rhoads Murphey / Kâmil V. Nerimanoğlu / Chester A. Newland / İlber Ortaylı / Sadettin Ökten / İskender Pala / Norman Stone

Yayın Kurulu: Kemal Çiçek (Başkan) / Bilgehan Atsız Gökdağ (Koordinatör) /Şükrü Halûk Akalın / Şakir Akça / Ahmet Akgündüz / Aygün Attar / Emin Çarıkçı / Abdurrahman Dilipak / D. Mehmet Doğan / Şenol Durgun / Gonca Bayraktar Durgun / Burhan Erdem / Tevfik Erdem / Mehmet Seyfettin Erol / Bünyamin Erul / Hasan Tahsin Fendoğlu / Gülay Göktürk / C. Sencer İmer / İsmail Köksal / Gülay Mirzaoğlu / Esen Özsan / Nail Öztaş / Sami Selçuk / Lütfi Şehsuvaroğlu / Adnan Şenel / Ömer Turan / İbrahim Ethem Atnur / Haydar Çakmak / Güler Eren / Tufan Gündüz / İbrahim Özkan / Necdet Sağlam

Y.T. Yayıncılık Eğitim Ltd. Şti. Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Hasan Celâl Güzel
Yazı İşleri Müdürü: Murat Tazegül
Dağıtım ve Abone Müdürü: Zülfikâr Mert
Satış ve Pazarlama: Murat Delibaş



 Sivil Toplum
 İnsan Hakları
 Liberalizm
 Demokratikleşme ve Yeni Anayasa

Önsöz İçindekiler Örnek Makaleler Değerlendirme Medya ve Biz

Değerli Okuyucular,

Türkiye, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. Tek tip insan yetiştirme projesi çerçevesinde; okullar kapatılıyor, aydınlar cezalandırılıyor, basın susturulmaya çalışılıyor. "Farklı olan"a yapılan baskılar ve zorbalıklar artıyor. En kötüsü de, hukuk "siyasallaştırılmaya" çalışılıyor. İnsan hakları ihlâlleri ve temel hürriyetlerin kısıtlanması, demokratik dünyanın tepkisini çekecek boyutlara ulaştı. 4 Şubat 1997 sabahı Sincan'da tankların yürütülmesinden bu yana tam dokuz aydır üstü örtülü bir antidemokratik darbe rejimi hükmünü icra ediyor. 28 Şubat 1997 tarihindeki MGK kararlarının "yaptırım"dan söz eden muhtıra mahiyetindeki bir bildiri ile dayatılması, ileride tarihimize "28 Şubat Müdahalesi" şeklinde geçecek bir devrenin başlangıcını teşkil etmiştir. Nisan Ayı'nda TSK içinde yapılanan "Batı Çalışma Grubu (BÇG)" ise, irtica ile mücadele adı altında, Anayasa'ya, kanunlara ve demokratik teamüllere aykırı faaliyetlerde bulunmaya başlamıştır. Daha önce de, 27 Mayıs 1960'da, 12 Mart 1971'de ve 12 Eylül 1980'de darbeler ve askerî müdahaleler görmüştük. Türkiye, o dönemlerde de çok acı günler yaşamıştı. Ancak, hiçbir darbe döneminde özellikle inançlar üzerinde bu ölçüde dayatma ve baskıların yapıldığı görülmemişti.

YENİ TÜRKİYE, bütün bu gelişmeler karşısında seyirci kalamazdı. Demokratik tepkimizi, her zaman olduğıı gibi akademik ve bilimsel bir tarzda ortaya koymalıydık. "Türk Demokrasisi Özel Sayısı" işte bu düşünceden yola çıkılarak hazırlandı. Çoğunluğu akademik değer taşıyan 101 yazıyı, bilim adamları ve uzmanlar ile "demokrat" gazeteci yazarlar hazırladı. Bu yazıların Türk demokrasisine önemli katkılarda bulunacağına inanıyor ve hepsine ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyoruz.

"Devlet hepimizin devleti, yıpratmamak lâzım..." "Kimse kendisini devletten üstün görmesin..." "Kimse kendisini devletten akıllı sanmasın..." "Bu ülkeye komünizm gelmesi gerekiyorsa onu da biz getiririz..." "Devlet elbette taraf olacaktır..." "Devlet daima babadır ve baba kalacaktır..." Sadık Uçanlar, "Ben Sizin Devletinizim, Ben Ne Dersem O Olur" başlıklı harika ironik yazısında jakobenler ile böyle alay ediyor. Bu karanlık dönemin aydınlık sesi Mustafa Erdoğan da, bizdeki devlet anlayışını eleştirerek "Devletin nasıl olması ve nasıl hareket etmesi gerektiğini devlete söylemek vatandaşların 'haddi' değildir. Aksine devlet vatandaşlara -neye inanacaklarından tutun da nasıl düşünecekleri, giyinecekleri, hattâ duygulanacaklarına kadar nasıl olmaları gerektiğini buyurma 'hakkı'na sahiptir." diye yazıyor. Siyasallaşmamız hukukun temsilcisi Sami Selçuk yazısında "... Çoğulcu demokraside, devletin ideolojisi ve dini olmadığından, her türlü görüş/inanç, yarışa/tartışmaya özgürce katılacaktır. Bundan korkulmamalıdır. Düşün özgürlüğü demokrasi karşıtı görüşlerin de sergilenmelerine izin vererek, demokrasinin iç bağışıklık sistemini sağlar ve güçlendirir. Eğer kimi görüşler/inançlar tehlikelidir diye yasaklanır, halkın değerlendirmesine sunulmazlarsa; yer altına itilirler ve merak güdüsüyle daha da güçlenerek geri dönerler; toplumsal patlamalara yol açarlar. " diyor.

Aslında bu hikâye, iki asırlık çok uzun bir hikâyedir. İttihat-Terakki'nin "Merkez-i Umumî" cuntası ile 27Mayısçıların "Millî Birlik Komitesi" arasında fazla fark yoktur. Halkı, milleti beğenmeyen yarı aydın yarı cahil bir avuç asker ve sivil bürokrat, XIV. Louis edasıyla kendisini devlet saymakta, hukuktan mahrum bir "hikmet-i hükûmet" gerekçesi ile "buyurgan devlet"in sözcülüğünü yaparak "durumdan vazife" çıkarmaktadır. Sakın yanlış anlaşılmasın, YENİ TÜRKİYE'nin kadrosu, devletine ve ordusuna çok önem veren vatansever insanlardan meydana geliyor. Fakat bunlardan daha önemlileri de millet ve ferttir. Rahmetli Özal'ın, kimsenin unutmaması gereken güzel bir vecizesi vardı: "Devlet millet için vardır" derdi. Biz de, "milletin devleti vardır, devlete millet icad edilemez" diyoruz. Ayrıca, günümüz demokrasilerinde artık milletten/halktan da önemli olan kişilerdir, kişi haklarıdır.

Sami Selçuk demokrasinin özelliklerini özetle şu şekilde anlatıyor: "Demokrasi hukukun üstünlüğüne inanır... Demokrasi, özgürlükçü olmalı, hiçbir inançtan yana olmamalıdır. Demokrasi her açıdan çoğulcu olmalı, devlet farklılıkları özendirmelidir. Demokrasi, yasamada, yürütmede ve yargıda katılımcı olmalıdır. " Bu özelliklere göre Türk demokrasisini, daha doğrusu şu anda uygulanan devekuşu siyasetini değerlendirirsek, mevcut rejimin demokratik özellilerin hiç birisine sahip olmadığını görürüz. O halde vatandaşlar olarak ne yapmalıyız? Mustafa Erdoğan, "Bugün Türkiye'nin kaderine hükmedenler, dış dünyanın gözünde doğacak imajı göze alabilecek durumda olmadıklarından dolayı, demokrasi mücadelesini daha 'incelikli' ve göz boyamaya dayalı yollarla bastırma hesabı içinde görünüyorlar. Bu nedenle vatandaşların 'konuşma'sına, 'sesini yükseltmesi'ne, 'talep etme'sine karşı tümüyle kaba şiddete başvurabilecek durumda değildirler. Bu ise bize hâlâ sivil özgürlüklerimizi kullanma şansı vermektedir" diyor. Herşeyden önce bilmeliyiz ki, demokrasiyi savunma konusunda zaaf göstermek, onun düşmanlarına fırsat vermektedir. Korkaklık hiçbir şeyin çözümü değildir. Artık demokrasiyi sadece kendimiz için değil herkes için istememiz gerektiğini öğrenmiş olmalıyız: Olaylar karşısında sağ-sol diye ayırım yapmadan demokratik tepkimizi koymalıyız.

Bazı jakobenler, "yeni bir çağın eşiğinde", "21. yüzyıla girerken", "bilgi toplumu" gibi ifâdelerin çokça kullanılmasıyla alay ediyorlar ama biz yine diyoruz ki; "2000'e 3 kala" Türkiye'nin gündeminde, tankların, rnuhtıraların, başörtüsü yasağının, kıyafet kanununun, tek tip eğitimin, insan hakları ihlâllerinin bulunması ayıptır. Dünyanın, daha fazla demokrasi, daha fazla katılımcılık, sınırsız hak ve hürriyetler için çırpındığı; Mars'ın keşfedildiği, teknolojinin yıldırım hızıyla geliştiği, süper enformasyon otoyolu ile dünyanın kuşatıldığı, süratle küreselleşen, küçülen dünyamızda, altmışbeş milyon insanı sekizyüzbin km2lik bir toprak parçasına hapsederek yaşatmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.

Yarınki Türkiye'nin, her türlü hak ve özgürlüklere sahip; mutlu insanların yaşadığı demokrat bir yeni Türkiye olmasını diliyoruz.

Selâm, sevgi ve saygılarımızla.

Güler EREN



Ana Sayfa | Süreli Yayınlar | Kitap Yayınları
Cumhuriyet Projesi | Osmanlı Projesi | Türk Projesi
Değerlendirmeler | İletişim | Arama | Linkler

Copyright © 2013 Yeni Turkiye