Abonelik Facebook sayfamız Twitter sayfamız

Sayfa
: 520
Ebad : 4 x 28 x 20 cm
ISSN : 1300-4174
Cilt : Karton Kapak
Fiyat : 80 TL
   

Genel Ekonomik DurumSorunlar ve Çözüm YollarıEkonominin GeleceğiEkonomik ve Malî KrizEnflasyon ve İstikrar PolitikalarıPara,Faiz ve Finansman PolitikalarıKamu Açıkları,Borçlanma ve BütçeVergi PolitikasıÖzelleştirmePiyasa Ekonomisi


Kurucusu: Hasan Celâl Güzel (1945-2018)

Yüksek İstişare Heyeti: Justin McCarthy (Başkan) / Mehmet Aydın / Sabahattin Balcı / Yakup Basmacı / Semavî Eyice / Darhan Kıdırali / Hayrettin Karaman / Kemal Karpat / Şerif Mardin / Jean Lois Mattei / Rhoads Murphey / Kâmil V. Nerimanoğlu / Chester A. Newland / İlber Ortaylı / Sadettin Ökten / İskender Pala / Norman Stone

Yayın Kurulu: Kemal Çiçek (Başkan) / Bilgehan Atsız Gökdağ (Koordinatör) /Şükrü Halûk Akalın / Şakir Akça / Ahmet Akgündüz / Aygün Attar / Emin Çarıkçı / Abdurrahman Dilipak / D. Mehmet Doğan / Şenol Durgun / Gonca Bayraktar Durgun / Burhan Erdem / Tevfik Erdem / Mehmet Seyfettin Erol / Bünyamin Erul / Hasan Tahsin Fendoğlu / Gülay Göktürk / C. Sencer İmer / İsmail Köksal / Gülay Mirzaoğlu / Esen Özsan / Nail Öztaş / Sami Selçuk / Lütfi Şehsuvaroğlu / Adnan Şenel / Ömer Turan / İbrahim Ethem Atnur / Haydar Çakmak / Güler Eren / Tufan Gündüz / İbrahim Özkan / Necdet Sağlam

Y.T. Yayıncılık Eğitim Ltd. Şti. Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Ülker Güzel
Yazı İşleri Müdürü: Murat Tazegül
Dağıtım ve Abone Müdürü: Zülfikâr Mert
Satış ve Pazarlama: Murat Delibaş



 Gelir Dağılımı
 Ekonomik Kriz

Önsöz İçindekiler Örnek Makaleler Değerlendirme Medya ve Biz

Değerli Okuyucular,

YENİ TÜRKİYE "Türk Ekonomisi Özel Sayısı"nın dizgisini tamamlamak üzereyken, 17 Ağustos Salı günü saat 15.00'de, Yeni Türkiye'nin Çankaya Abdullah Cevdet Sokağı'ndaki yeni merkezi sallanmaya başladı. Baskıya hazır aydıngerler ortalığa dağıldı ve kendimizi kapkaranlık bir Ankara'da bulduk. Büyük bir felâketin vukubulduğunu içimiz sızlayarak anladık. Evvelâ, "Vah zavallı garip vatandaşımız", daha sonra zihinlerimizi dolduran ekonomik göstergeleri hatırlayarak "Eyvah ekonomimiz!.." dedik. Yeni Türkiye olarak, insanımıza, milletimize, devletimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; bu felâkette hayatını kaybetmiş vatandaşlarımıza Yüce Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Yeni Türkiye'nin "Türk Ekonomisi Özel Sayısı", her zaman olduğu gibi yine çok iddialı oldu. Tevazu bir yana, bu çalışmanın son yılların en önemli ekonomi değerlendirmesi olduğunu söyleyebiliriz. 21. Dönem TBMM'nin ve Hükümetin, temel reformlara girişme irade ve kararlılığını göstermeye başlamış olması, bizleri bu geniş çalışmaya yönelten ana etkendir. "Türk Ekonomisi Özel Sayısı"nda, mevcut ekonomik durum konjonktürel bir perspektiften tahlil edilmiş; sorunlar ve darboğazlar incelenmiş ve çözüm uygulama raporu konulmuştur.

Türk Ekonomisini her yönü ile değerlendiren, hepsi de birbirinden güzel 110 makale, inceleme ve araştırmayı hazırlayan çok değerli bakanlarımıza, siyaset adamlarına, ekonomi yöneticilerine, işadamlarına, iççilere, sivil toplum kuruluşları temsilcilerine, bilimadamı ve uzmanlara ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

Türk Ekonomisinde "manzara-i umûmiye" şöyledir: 1999 yılı ekonomik büyüme hedefi %3'tür. Geçen yıl gerçekleşen %3.8'lik büyüme oranının tarım sektöründeki %7.6'lık gelişmeye bağlı olduğu, bu yıl tarım sektöründeki olumsuz gelişmeler dikkate alınırsa 1999 yılı büyüme hızının yüzde 0 civarında beklendiği, nüfus artış hızı gözönüne alındığında reel büyüme oranının negatif gerçekleşeceği ve kişi başına düşen milli gelirin azalacağı, diğer bir ifade ile "fakirleşme" olacağı söylenebilir. Temmuz ayı itibariyle, Toptan Eşya Fiyatları Endeksi (TEFE) oniki aylık ortalaması %53.9; Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) oniki aylık ortalaması %68.2 olmuştur. Haziran sonu itibariyle 17 katrilyon TL'lık iç borcumuz, 100 milyar dolarlık dış borcumuz vardır. İç ve dış borçlar 1974'de milli gelirin %16'sı seviyesinde iken 1999'da %67'ye yükselmiştir. Bu trend devam ederse 2005 yılında toplam borçlar milli geliri aşacaktır. Dış ticaretimiz gerilemektedir. Dış ticaret hacmi 1997'de %11.9 artarken, 1998'de %2.6 azalma göstermiştir. Ocak-Mart 1999 döneminde ihracat geçen yıla göre %10.4, ithalat %30.6 azalmıştır. Bu yıl ihracatın da, ithalatın da gerileyeceği anlaşılmaktadır. Konsolide bütçe 27.3 katrilyon TL gider, 18.4 katrilyon TL gelir ve 9.3 katrilyon TL bütçe açığı ile bağlanmıştır. Yıl sonunda bütçe vergi gelirlerinin tamamının faiz giderlerini karşılayamayacağı görülmektedir. Yüksek enflasyon ve reel faizler sebebiyle borç faizlerinin bütçe gelirlerine oranı çok yüksektir ve gittikçe artmaktadır. 1990 yılında bütçenin %15'i yatırımlara ayrılmışken 1999 yılında yatırımların bütçe içindeki payı %4'e inmiştir. Kısaca, bütçenin, ekonomik büyüme ve ekonominin reel sektörlerinin yönlendirilmesi ile ilişkili hiçbir gücü kalmamıştır. Kamu açıkları süratle artmaktadır. Borç faizlerinin bütçe gelirleri ile ödenemeyip yeniden borçlanma suretiyle ödenmesi, borç kısır döngüsüne girildiğinin bir göstergesidir (Y. Aktürk). Ne yazık ki 1999 yılının ikinci yarısı itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti faiz ödemekten asli görevlerini gerektiği şekilde yerine getiremez hale düşürülmüştür (A. Tigrel).

Bu karanlık tabloya, çekilen acılar, ıstıraplar, telâfisi aslâ mümkün olmayan manevi fatura bir yana, deprem felâketinin katrilyonlara ulaşan maddi faturası da eklenecek olursa, 1999 yılında Türk ekonomisinin ne derece büyük zorluklar içinde olduğu anlaşılacaktır.

Hükümetin yeni ekonomik tedbirler konusundaki iyi niyetli gayretleri elbette takdire şâyandır. Ancak şu noktaya dikkati çekmek istiyoruz: Ekonomik istikrar paketi, kısa vadeli sermaye girişi ve hazine borçlanmasına yönelik palyatif kamu finansmanı tedbirlerinden ibaret olmamalıdır. Ülkemizde: "reform" adı verilen ekonomik istikrar paketlerinin başarıya ulaşamamalarının arkasında, paketi hazırlayan siyasi iktidarların dahi kendi uygulamalarına sahip çıkmamaları ve yaşanan kısa süreli rahatlamalar neticesinde verilen popülist tâvizlerin siyasi otoriteye duyulan güveni azaltması yatmaktadır (I. Çelebi). "Malî Milâd" şeklindeki mübalağalı takdimlerden sonra Vergi Kanunu'nun aradan bir sene geçmeden değiştirilerek ertelenmesi, bu yanlışlıklar zincirinin tipik bir örneğini oluşturmuştur. Maalesef IMF de artık Türkiye'den "niyet" değil "performans" beklemektedir. Halbuki güven bunalımı almayan ülkelerde klasik stand-by anlaşmaları, niyet mektubu muhtevası yapılacak işleri sıralar ve parlamentoya sevkedilen kanun tasarılarından bahseder. Bizde ise sözkonusu tasarıların parlamentodan geçirilmesi şart koşulmaktadır.

Türkiye bir yol ayrımındadır. Değerli ekonomist Yıldırım Aktürk'ün deyimiyle, "ya ağırlaşan ekonomik kriz ve global yarışta kaybedilecek ilâve kıymetli yıllar ve telafisi giderek güçleşecek fırsat kayıpları; veya son on yılın atâletinden sıyrılarak, temel yapısal zaafiyet zincirlerini koparmış, kalıcı, sürdürülebilir, yüksek kalkınma temposuna kavuşmuş, düşünceyi ifade ve teşebbüs hürriyetinin tam olarak uygulandığı, inanca saygılı, laik, demokrat eksikliklerini gidermiş bir Türkiye, başta enflasyon olmak üzere, işsizlik ve gelir dağılımı gibi temel ekonomik meselelerini çözümleyebilir ve Güneydoğu Avrupa ve Ortadoğu'nun parlayan yıldızı olabilir.

Selâm, sevgi ve saygılarımızla.

Güler EREN



Ana Sayfa | Süreli Yayınlar | Kitap Yayınları
Cumhuriyet Projesi | Osmanlı Projesi | Türk Projesi
Değerlendirmeler | İletişim | Arama | Linkler

Copyright © 2019 Yeni Turkiye