Abonelik Facebook sayfamız Twitter sayfamız

Sayfa
: 648
Makale : 35
Ebad : 3,7 x 19,5 x 27,5 cm
ISSN : 1300-4174
Cilt : 350 gr. kuşe
Fiyat : 80 TL
  
   


Mitolojik ve Irkçı BoyutuErmenistan Cumhuriyeti’nin Sorunları Türk, Türkiye ve Ermeni AlgısıERMENİ DİASPORASI VE 2015 YILI HAZIRLIKLARITÜRKİYE’NİN 2015 YILI POLİTİKASI NE OLMALI?ÇEŞİTLEMELER


Kurucusu: Hasan Celâl Güzel (1945-2018)

Yüksek İstişare Heyeti: Yakup Basmacı / Justin McCarthy / Darhan Kıdırali / Hayrettin Karaman / Rhoads Murphey / Kâmil V. Nerimanoğlu / İlber Ortaylı / Sadettin Ökten / İskender Pala

Yayın Kurulu: Şükrü Halûk Akalın / Şakir Akça / İbrahim Ethem Atnur / Emin Çarıkçı / Kemal Çiçek / Abdurrahman Dilipak / D. Mehmet Doğan / Gazi Doğan / Neslihan Durak / Şenol Durgun / Gonca Bayraktar Durgun / Tevfik Erdem / Hasan Tahsin Fendoğlu / Bilgehan Atsız Gökdağ / Tufan Gündüz / C. Sencer İmer / Osman Karatay / Ahmet Kızılay / Fatih Kirişçioğlu / İsmail Köksal / Sevgi Kurtulmuş / İbrahim Özkan / Nail Öztaş / Necdet Sağlam / Sami Selçuk / Lütfi Şehsuvaroğlu / Adnan Şenel / Ömer Turan / Feyzan Göher Vural

Y.T. Yayıncılık Eğitim Ltd. Şti. Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Ülker Güzel
Yazı İşleri Müdürü: Murat Tazegül
Dağıtım ve Abone Müdürü: Zülfikâr Mert
Satış ve Pazarlama: Murat Delibaş



 Ermeni Sorunu
 Osmanlı'dan Günümüze Ermeni Sorunu
 Osmanlı'dan Günümüze Ermeni Sorunu (Genişletilmiş 3. Baskı)
 Tanıkların Diliyle Ermeni Vahşeti - Bir Sözlü Tarih Denemesi -

Önsöz İçindekiler Örnek Makaleler Değerlendirme Medya ve Biz

Değerli Okuyucular,

Yaz aylarından beri hummalı bir çalışmayla tamamladığımız, Yeni Türkiye Dergimiz’in ‘Ermeni Meselesi’ araştırması ile huzurunuzda olmanın gururunu yaşıyoruz. 249 bilimsel ve akademik makale, 15 ana bölüm ve 31 alt başlıkta ele alınmıştır. Dönemin müşahedelerini aktaran birkaç sözlü tarih denemesi haricinde, yayınlanan bütün makaleler birincil kaynaklara ve arşiv belgelerine dayanmaktadır. Başta Osmanlı Arşivi olmak üzere Amerikan Millî Arşivi (NARA), İngiliz Arşivi, Fransız Arşivi, Alman Arşivi, Rus Arşivi ve Azerbaycan Arşivi, araştırmalarımıza kaynaklık etmiştir. Araştırma esnasında millî arşivlerimiz seferber edilmiş; Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Cumhuriyet Arşivi, TBMM zabıtları, o tarihteki gazeteler incelenmiştir.

Bugün Türkiye’de ATASE Askerî Harp Tarihi Arşivi dahil hiç kimseden gizlimiz saklımız yoktur. Bütün bu arşivleri beraberce değerlendirmeyi Ermeni araştırmacılar başta olmak üzere herkese teklif ediyoruz. Lâkin, ne yazık ki Ermeni Meselesi konusunda tek kapalı arşiv Taşnak Partisi ve Patrikhane Arşivi’dir. Bu arşivlerin bunca zaman sonra hâlâ gizli tutulmasının tek sebebi olabilir: Zira açıldıktan sonra soykırım iftiralarının gerçek olmadığı anlaşılacaktır.

Araştırmamıza önce tarih boyunca Türkler ve Ermenileri incelemekle başladık. Antik devirlerden başlayarak Selçuklular ve Osmanlılar zamanında Türkler ve Ermeniler bin yıl aynı coğrafyada huzur içinde birlikte yaşamışlar ve aynı kültürel değerleri benimsemişlerdir. Özellikle Osmanlılar ‘Millet-i Sâdıka’ olarak gördükleri Ermenileri hiçbir ayırım yapmadan değerlendirmişler ve el üstünde tutmuşlardır.

Ermeni Meselesi, Osmanlı’yı parçalamak isteyen yabancı devletlerin tahrikiyle ortaya çıkmıştır. Meselenin ortaya çıkışında Ermeni Kilisesi’nin ve misyonerlik faaliyetlerinin de rolü büyüktür. Ermeni Terör Örgütlerinin kurulması ile İstanbul’da ve İmparatorluğun her yerinde terör eylemleri, isyanlar ve etnik temizlik hareketleri başlatılmıştır. Devlet Arşivi Belgelerine göre, özellikle 1. Dünya Savaşı sırasında Rus ordularının desteğinde Ermeni terör çeteleri inanılmaz işkencelerle 518.105 Müslüman Türk ve Kürdü acımasızca katletmiştir. Kafkaslar da dahil edilince bu sayı çok daha artmaktadır.

Özellikle Van katliamı bardağı taşıran son damla olmuş Zorunlu Göç Kararnamesi çıkarılarak, bir kısım Ermeniler İmparatorluğun güney bölgelerine göç ettirilmiştir. Bu zorunlu göçün bir ‘Ermeni Soykırımı’ olarak iddia edilmesi, bütün tarihî ve hukukî hakikatlere aykırıdır. Soykırım suçunun tarifi, 1948’de düzenlenen BM Sözleşmesi’nde yapılmıştır. Savaş sırasında düşmanlarla beraber Osmanlı Devleti’ni arkasından hançerleyen Ermeni teröristlerinin tehcir edilmesinin soykırım (genocide) suçu ile hiçbir benzerliği yoktur. Bilâkis devlet zorunlu göç esnasında Ermenilerin güvenliğinin sağlanması için gayret göstermiştir.

Bu araştırma, soykırım iftiralarını apaçık boşa çıkarmaktadır.

Bizim kültürümüzde ve tarihimizde ırk ayırımcılığı ve soykırım aslâ olmamıştır. Eğer bunu yapsaydık, şu anda dünyada Orta Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar uzanan bölgede Türkten başkasına rastlanmaz ve Ermeni milletinden bahsetmek de mümkün olmazdı.

Soykırım iddiaları konusunda Ermeni diasporası, son 40 yıllık dönemde milyarlarca dolar harcayarak çok yoğun ve sistemli bir faaliyette bulunmuştur. 2015 yılı için büyük propaganda faaliyetlerine hazırlandığı bilinmektedir. Buna karşılık soykırım iddialarının esas hedefi olan Türkiye Cumhuriyeti, asaletten doğan bir atalet içerisinde bu iftiralara ve saldırılara karşı kendisini gerektiği gibi savunamamıştır.

Ermenilerin ve asırlık suç ortaklarının stratejileri artık açıkça anlaşılmaktadır.

Şöyle ki:

- İlk olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin özür dilemesini sağlamak,

- İkinci olarak, olaylarda hayatlarını kaybedenler için tazminat almak,

- Üçüncü olarak, şahıs emlâkının miras yoluyla elde edilmesini temin etmek,

- Son olarak Türkiye’den toprak talebinde bulunmak.

Şu noktayı altını çizerek belirtelim ki, tarihinin hiçbir devresinde ırk ve din ayırımcılığı yapmamış şerefli Türk Milleti’nin mensupları olarak bu akıl, bilim ve ahlâk dışı iddiayı aslâ kabul etmiyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlığı sırasında barışçı bir çağrıda bulunmuş ve uğradığımız bütün mezalime ve haksızlıklara rağmen Ermeni dostlarımıza kucağımızı açmıştır.

Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu da Dışişleri Bakanlığı esnasında Ermenistan ile dostane münasebetleri geliştirmek üzere büyük gayret göstermiştir.

Ancak bu konuda Ermenistan’ın da üzerine düşeni yapması ve diasporanın tahriklerine kapılmaması gerekir. Ermenistan’dan tek beklentimiz işgal ettiği Azerbaycan topraklarını tahliye etmesidir. Bu merhaleden sonra Ermeni dostlarımızla aramızda bin yıllık samimî dostluğun kurulması mümkündür.

Biz çektiğimiz sıkıntıları unutmaya hazırız; Ermeni dostlarımızdan da aynı anlayışı bekliyoruz.

Selâm, sevgi ve saygılarımla.

Hasan Celâl Güzel



Ana Sayfa | Süreli Yayınlar | Kitap Yayınları
Cumhuriyet Projesi | Osmanlı Projesi | Türk Projesi
Değerlendirmeler | İletişim | Arama | Linkler

Copyright © 2019 Yeni Turkiye