Abonelik Facebook sayfamız Twitter sayfamız

Sayfa
: 624
Makale : 74
Ebad : 3 x 19.5 x 27,5 cm
ISSN : 1300-4174
Cilt : 350 gr. kuşe
Fiyat : 80 TL
   


CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİNE TOPLU BAKIŞCUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ’NİN GENEL DEĞERLENDİRMESİTeknik AnalizlerFelsefeTarihDEMOKRASİ, MİLLÎ EGEMENLİK VE SİYASÎ İSTİKRARDemokrasi ve Millî EgemenlikSiyasî İstikrarDEVLET ORGANLARI VE KUVVETLER AYRILIĞIKuvvetler AyrılığıYasamaYürütmeYargıCUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ GÜVENLİK VE EKONOMİGüvenlikEkonomiÇeşitlemeler


Kurucusu: Hasan Celâl Güzel (1945-2018)

Yüksek İstişare Heyeti: Yakup Basmacı / Justin McCarthy / Darhan Kıdırali / Hayrettin Karaman / Rhoads Murphey / Kâmil V. Nerimanoğlu / İlber Ortaylı / Sadettin Ökten / İskender Pala

Yayın Kurulu: Şükrü Halûk Akalın / Şakir Akça / İbrahim Ethem Atnur / Emin Çarıkçı / Kemal Çiçek / Abdurrahman Dilipak / D. Mehmet Doğan / Gazi Doğan / Neslihan Durak / Şenol Durgun / Gonca Bayraktar Durgun / Tevfik Erdem / Hasan Tahsin Fendoğlu / Bilgehan Atsız Gökdağ / Tufan Gündüz / C. Sencer İmer / Osman Karatay / Ahmet Kızılay / Fatih Kirişçioğlu / İsmail Köksal / Sevgi Kurtulmuş / İbrahim Özkan / Nail Öztaş / Necdet Sağlam / Sami Selçuk / Lütfi Şehsuvaroğlu / Adnan Şenel / Ömer Turan / Feyzan Göher Vural

Y.T. Yayıncılık Eğitim Ltd. Şti. Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Ülker Güzel
Yazı İşleri Müdürü: Murat Tazegül
Dağıtım ve Abone Müdürü: Zülfikâr Mert
Satış ve Pazarlama: Murat Delibaş



 Yeni Anayasa
 Başkanlık Sistemi
 Yargı Reformu

Önsöz İçindekiler Örnek Makaleler Değerlendirme Medya ve Biz

Değerli Okuyucular,

Osmanlı’nın asırlara dayalı engin tecrübesi ile geliştirdiği yönetim modeli, önce Tanzimat bürokrasisinin merkeziyetçi kalıpları içinde değiştirilmiş; daha sonra da II. Meşrûiyet’in İttihatçı komitacıları tarafından sorumsuzca tahrip edilmiştir. Halbuki Başkanlık Sistemi’ni en iyi şekilde uygulayan ABD’nin devlet yapılanmasında Osmanlı’nın etkisi vardır.

Millî Mücadele Dönemi’nin ‘Meclis Hükûmeti’ modeli, Mustafa Kemal Paşa’nın ‘Kuvvetlerin Birliği’ prensibini uyguladığı, olağanüstü şartların bir sonucudur. Ancak, özellikle şeflik diktası devrinde ‘atanmış’ parlamento, Millî Şef İnönü’nün gölgesinde tamamen lüzumsuz bir hale dönüşmüştür. Aslında Başkanlık Sistemi’nin bazı özellikleri Cumhuriyetin kuruluşundan beri câridir. Lâkin, özellikle Atatürk’ün vefatından sonra, Recep Peker’in ideologluğuyla Avrupa’daki ideolojik dikta yönetimleri örnek alınarak kullanılan tek parti şeflik diktası, Türkiye’de demokratik Başkanlık Sistemi’ni çok aşan farklı bir totaliter uygulamaya yol açmıştır. 14 Mayıs 1950 Seçimleriyle demokratik rejime geçen Türkiye, ne yazık ki on yıl sonra 27 Mayıs 1960’da, yarım asır kadar devam eden bir ‘Darbe Dönemi’nin karanlığını yaşamıştır.

Artık şu gerçek anlaşılmıştır ki, demokratik cumhuriyet rejiminin klâsik parlamenter sistemle yürütülmesi mümkün olmamaktadır. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’nın dediği gibi, “Türkiye’deki câri hükûmet sistemi, ‘Parlamentolu Vesayet Sistemi’dir. Bu sistemde parlamento, vesayetin meşrulaştırılmasının aracı olmuştur.” 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta yapılan antidemokratik müdahalelere, millî iradeyi temsil etmeyen uydurma parlamentolarla meşrûiyet kazandırılmaya çalışılmıştır. Her defasında, millet iradesini temsil etmeyen vesayet ambargolarıyla hazırlanan anayasaların görevi; antidemokratik bir zihniyetle yürütmenin önünü tıkamak olmuştur. Bunun soncunda, aslında Türkiye’nin önü kesilmiş ve daha ileri gitmesi engellenmiştir.

16 Nisan Referandumu’nun arka planında Türkiye’nin önüne konulan bariyerlerin aşılması yatmaktadır. Türkiye’nin omuzunda, sadece 80 milyonluk Türk Milleti’nin değil, 300 milyonluk Türk Dünyası ve bir parçasını teşkil ettiği 1,8 milyarlık İslâm Dünyası’nın da mesuliyeti ve vebali vardır. Zira, geçmişte olduğu gibi, bugün ve gelecekte de ‘Îla-yı kelimetullah’ sancaktarlığı şerefi bizim milletimize kalmıştır. Bu sancaktarlığı taşıyabilmek için, demokratik rejimin içinde kalarak kuvvetli bir ‘yürütme’, fonksiyonunu serbestçe ifa edebilen bir ‘yasama’ ile bağımsız ve tarafsız bir ‘yargı’dan meydana gelen yeni bir devlet yapılanmasına ihtiyaç vardır. Binlerce yıl yüzlerce devlet kuran Türk Milleti’ne, parlamenter rejimin kısır döngüleri içerisinde çabalayıp durmak yakışmamaktadır.

İnsanî ve ahlâkî değerlerden ayrılmadan Selçuklu ve Osmanlı emperyal vizyonuna sahip bulunan Türkiye Cumhuriyeti, kendisine asırlar boyu bağlanmaya çalışılan zincirleri kıracak ve yeni bir ‘süper güç’ olacaktır.

İşte, asıl bu gerekçe ile Türkiye’de sistem değişikliğine gidiliyor ve vesayetçi parlamenter sistemden ‘Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiliyor. Esasen, millî iradenin gerçek tecellisi de ancak bu şekilde olacaktır.

Yeni Türkiye’nin ‘Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi Özel Sayısı’nda, siyaset adamı, siyaset bilimci, uzman, araştırmacı ve STK’ların çalışmalarından oluşan 74 adet yazıyla sistemin açıklaması en geniş şekilde yapılmış ve 16 Nisan’daki Anayasa Referandumu ele alınmıştır. Bu sayımızı yazılarıyla şereflendiren başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Başbakan Yardımcımız Numan Kurtulmuş’a, Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ’a, Kalkınma Bakanımız Sayın Lütfi Elvan’a, TBMM Başkan Vekilimiz Sayın Ahmet Aydın’a, MHP Teşkilât Başkanı Sayın E. Semih Yalçın’a, AK Parti Genel Sekreteri Sayın Abdulhamit Gül’e, MHP Genel Sekreteri Sayın İsmet Büyükataman’a, Sayın Genel Başkan Yardımcılarına, Sayın Genel Sekreter Yardımcılarına, Sayın TBMM Grup Başkan Vekillerine, Sayın Öğretim Üyelerine ve Sayın Uzmanlara şükranlarımızı arz ediyoruz.

Bir akademik çalışma mahsulü yazısıyla ve bu eserin hazırlanmasındaki unutulmaz katkısıyla TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve Türkiye’nin önde gelen hukuk araştırmacısı Sayın Ahmet İyimaya’ya da gönülden teşekkür ediyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘200 Yıllık Arayışın Ürünü: Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ isimli başyazısı, yeni bir sistem arayışının sebebini en açık şekilde izah etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yazdığı gibi, ‘Cumhuriyetimizin geçmişi 94 yıl iken, şu anda 65. Hükûmet işbaşındadır. Bir başka ifadeyle, ülkemizde hükûmetlerin ömrü 1,5 yıl bile değildir.’ Bu tablo siyasî istikrara ne kadar muhtaç olduğumuzu açıkça göstermektedir.

Diğer taraftan, yeni hükûmet sisteminin en önemli tarafı gerçek anlamda demokratik olmasıdır. Vesayetçi parlamenter sistemin halka tepeden bakan jakobenlerinin artık siyasî istikrarsızlık krizlerini darbeye dönüştürmeleri mümkün olmayacaktır. Zira, milletimizin ancak en az yarısının oylarını alabilenler iktidara gelebileceklerdir.

Ayrıca, yıllar önce yapılması gereken; 18 yaşındakilere seçilme hakkı, güçlü yürütme organı, meclisin lider ambargosundan kurtulması ve tarafsız yargı ile ‘denetim ve denge sisteminin’ kurulması, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin işlerliğini sağlayacaktır.

‘Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ Özel Sayımızda; evvel⠑Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne ‘Toplu Bakış’ bölümünde, protokol yazarlarının görüşleri verilmiş; ‘Genel Değerlendirme’ bölümünde ise konular, Teknik Analizler, Felsefe ve Tarih başlıkları altında ele alınmıştır. ‘Demokrasi, Millî Egemenlik ve Siyasî İstikrar’ bölümünden sonra, ‘Devlet Organları ve Kuvvetler Ayrılığı’ bölümünde ise yasama, yürütme ve yargı ağırlıklı yazılar değerlendirilmiştir. Ayrıca, Güvenlik, Ekonomi ve Çeşitlemeler konuları da incelenmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımız yazısını şöyle bitiyor: “Milleti mümeyyiz görmeyenlerin baskıcı anlayışı, artık tarihe karışıyor. ‘Küçük olsun bizim olsun’ diyerek uzun zamandır bu milletin ayağına pranga vuranların dönemi temelli bitiyor, yerine ‘büyük olsun hepimizin olsun’ anlayışı geliyor.”

Geleceğin büyük ve Yeni Türkiye’sini hasretle bekliyoruz.

Selâm, sevgi ve saygılarımızla.

Hasan Celâl Güzel



Ana Sayfa | Süreli Yayınlar | Kitap Yayınları
Cumhuriyet Projesi | Osmanlı Projesi | Türk Projesi
Değerlendirmeler | İletişim | Arama | Linkler

Copyright © 2019 Yeni Turkiye