Abonelik Facebook sayfamız Twitter sayfamız

Page
: 928
Article : 81
Size : 2 x 11,2 x 8 inch
ISBN : 975-6782-41-2
Binding : Hardcover
Lang. : Turkish
  
   
8. ORTAÇAĞ

C. Anadolu Türk Beylikleri SanatıD. Doğu'daki Türk Mührü: Mezar TaşlarıCengiz Han, Moğollar ve Türk HalefleriA. MoğollarB. Çağatay HanlığıC. İlhanlı DevletiAltınordu Hanlığı ve Kıpçak Bozkırlarındaki Türk HanlıklarıA. Altınordu HanlığıB. Kıpçak Bozkırlarında Kurulan Türk HanlıklarıTimurlularTürkistan HanlıklarıHindistan'da Kurulan Türk Devletleri / Bâbür İmparatorluğuA. Hindistan'da Kurulan Türk DevletleriB. Bâbür İmparatorluğuOrta Zaman Türk Devletleri ve Hanlıklarında Dil, Edebiyat, Kültür ve SanatA. Dil ve EdebiyatB. Kültür ve Sanat




 Osmanlı
 The Great Ottoman Turkish Civilisation
 Genel Türk Tarihi
 The Turks

   
 

Introduction Foreword Preface Table of Contents Sample Articles Reviews Media and Us

Bu cildin başlangıcında, 7. ciltte ortaya konmuş olan Türkiye Selçukluları kültür ve sanatının devamı olarak, yine Türkiye coğrafyasına ölmez eserlerle kalıcı damgasını vuran Anadolu Beylikleri devri kültür ve sanatı ele alınıp incelenmiştir.

Bu çerçevede ele alınan emsalsiz güzellikteki bin yıllık mezar taşları ile koç ve koyun heykelleri, Doğu Anadolu’ya vurulmuş adeta Türk mührü ve damgası olarak varlıklarını günümüze kadar koruyup gelmişlerdir.

8. ciltte, Moğollardan başlayarak Orta Zaman Türk Devletleri ve Hanlıkları üzerinde durulmuştur. Bu dönem, Türk tarihinin pek fazla incelenmemiş ve oranda da pek az bilinen bir safhasını oluşturmaktadır. Orta Asya’nın en eski çağlardan başlayarak Türklerin İslamiyeti kabullerine kadar gelen ilk dönemdeki Hunları, Göktürkleri, Uygurları ve diğer Türk toplulukları, bütün Türkler en eski ataları olarak kabul etmektedirler. İkinci dönem, Oğuzlar (Türkmenler), Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Türkiye Selçukluları Devleti, Anadolu Türk Devletleri-Beylikleri ve Osmanlı İmparatorluğu olarak batı Türklüğü çizgisinde devam ederken; doğuda ve kuzeyde ikinci çizgi olarak Orta Zaman Türk Devletleri ve Hanlıkları, Çağatay, İlhanlı, Altınordu, Kıpçak-Tatar Hanlıkları, Timurlular, Türkistan Hanlıkları ve Babür İmparatorluğu da birbirini takip etmişlerdir.

Moğollar ile başlayan Orta Zaman Türk Devletleri ve Hanlıkları, Türk tarihinin en büyük zirvelerini oluşturmuşlar; dil, edebiyat, kültür ve sanat bakımından çağdaşları olan Türkiye Selçukluları ve Osmanlılar gibi muhteşem eserlere imzalarını atmışlardır. Cengiz Han ve Moğolların Türklerle ve Türk tarihi ile ilişkisi henüz tam olarak aydınlatılmış ve bir sonuca varılmış değildir. Ancak, bu hususta şu tespitleri sıralamak mümkün görünmektedir. Moğollar Türk değildir; ayrı bir ırk ve kavimdirler. Ancak, aralarında çok yakın kültür akrabalığı bulunmaktadır. Daha doğrusu, Türk kültüründen büyük ölçüde etkilenmişlerdir. Bundan dolayı, Moğol boylarının birçoğu Türkleşmiştir. Cengiz Hanın kurduğu imparatorlukta özellikle Uygur Türklerinin büyük rolü bulunmaktadır. Mesela, Uygurları hakimiyetleri altına alıncaya kadar yazı bilmiyorlardı. Onlar yazıyı Uygurlardan öğrenmişler ve Uygur yazısını kullanmışlardır. Yine Moğollara, damga kullanmayı devlet tahriratını öğreten Uygur Türkleridir. Kısaca söylememiz gerekirse, Uygurlar, Moğollara “hocalık” ve “kültür rehberliği” yapmışlardır. Büyük Macar tarihçisi L. Rasonyi’nin ifadesiyle “Moğolları medenileştiren Uygur Türkleridir. Moğollar, Uygur yazısını aldıkları gibi, diplomatik dil de Uygurca olmuştur. Uygurlardan elçiler Roma’da; valiler Çin’de ve Bağdat’ta, mürebbiler Cengiz ailesi içinde, bilginler Tebriz’deki Moğol sarayında ve mühendisler Moğol ordusunda vazife görmüşlerdir”. Bundan dolayı bazı tarihçiler, bu devlete “Türk-Moğol İmparatorluğu” adını vermişlerdir. Burada hemen belirtelim ki, Moğollar da Türkler gibi cihan hakimiyeti davasıyla hareket etmiş fatih bir millettir. Fakat, gayeye doğru yürürken her iki milletin uyguladığı metod, temelde ve özde tamamen farklı olmuştur. Moğolların yağma, sömürü, zulüm, baskı ve şiddete dayanan yayılmacılığına ve yıkıcılığına karşılık; Türkler “îlâ-yı kelimatullah” ve “veli-yi küllü müzlimin” fikriyle hareket etmişler, hakim oldukları ülkelere hak, adalet, emniyet, huzur, refah ve hizmet götürmüşlerdir. Öte yandan, Moğol istilasından en çok zarar gören Türklerdir. Moğollar, doğuda Uygur Devletinin, batıda da Türkiye Selçuklu Devletinin çökmesinde başlıca rol oynamışlardır.

Moğollar İmparatorluğunun parçalanmasından sonra kurulan Çağtay ve Altınordu Hanlıkları süratle Türkleşmişler; bundan sonra kurulan Timur ve Babür İmparatorlukları ise, tam anlamıyla birer Türk devleti olarak, tarih sahnesindeki yerlerini almışlardır.

Ayrıca, Karadenizin kuzeyinde İdil-Ural bölgesinde ve Kıpçak bozkırlarında Kırım, Kazan, Astrahan, Nogay ve Kazan Hanlıkları ile Asya’nın kuzeyinde Sibir Hanlığı; Orta Asya’da ise Özbek Hanlığı (Şeybânîler) Buhara Hanlığı, Hive Hanlığı, Hokand Hanlığı, Kazak Hanlığı, Kırgız Hanlıkları ve Kaşgar, Turfan Hanlığı kurulmuştur. Büyük bir kısım XIX. yüzyılda Çarlık Rusyası’nın işgaline kadar devam etmiş olan bu Orta Zaman Türk Devletleri ve Hanlıkları, bugünkü Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan Cumhuriyetleri’nin ikinci dönem tarihlerini oluşturmuşlardır. Türkmenistan ve Azerbaycan Cumhuriyetleri ise hem batı Türklüğünün, hem de doğu Türklüğünün varisleri arasındadır.

Cildin sonunda da, Orta Zaman Türk Devletleri ve Hanlıklarında dil ve edebiyat, kültür ve sanat faaliyetleri incelenmiştir. Türkiye Türkçesi’nden sonra Türk dilinin en önemli lehçesi olan Çağatay lehçesi ve büyük Ali Şir Nevâyî, Babür Şah ve diğer Türk edebiyatı üstatları ile birlikte, Türkistan’daki Buhara camilerinden, Hindistan’daki Taç Mahal’e kadar bu verimli kültür ve sanat eserleri Türk tarihinin altın sayfaları olarak, tarihteki yerlerini almışlardır.



About Us | Project Turk
ottoman-history | Other Publications | Symposium
Contact Us | Search

Copyright © 2020 Yeni Turkiye